|
|
||||||||||||||||||||||||||
|
Şarap yapımında kullanılacak üzümden bir tüketici olarak benim beklentilerim, şarap üreticisinin beklentileri ve bağcının beklentileri maalesef çok farklı galiba. Hatta isterseniz aradan şarap üreticisini de çıkartalım, ortada sadece bağcı ile tüketici kalırsa bu ayrım iyice belirginleşiyor.
Durumu biraz karikatürize etmiş olabilirim ama maalesef gerçekler bundan çok farklı değil. Oysa ben bir tüketici olarak şaraplık üzüm yetiştirecek bağın öncelikle o toprağın özellikleri ile iyi uyum sağlayabilecek, iyi ıslah edilmiş, eğitimli, safkan asmalara sahip olmasını beklerim. Asmaların birbirine olan uzaklığı, sıralar arasındaki mesafe vs üzümün kalitesini etkileyen çok önemli yapı taşlarıdır. Üzüm, diğer tüm tarım ürünleri gibi (belki onlardan biraz daha
fazla) çevre koşullarından etkilenir. Yani o senenin rekoltesi ile o
sene bölgenin ilkim koşulları doğrudan orantılıdır. Hadi iklimi
kontrol edecek halimiz yok, iklim koşulları iyi olmazsa yapacak pek bir
şey olmaz ama kontrolümüz altında Şaraplık üzümlerin hemen hemen hepsi toprağın aromalarını daha iyi toplayıp yoğun bir şıra verebilmek için az su, bol güneş, kurak bir iklim isterler. Bir asma üzerinde çok fazla üzüm salkımı olursa hepsi aynı kökten besleneceği için yeterli koku ve tadı depolayamazlar. Ben bir tüketici olarak bağcılardan;
Şarap üreticilerinden ise;
Bu sayede ABC firmasının ürettiği XYZ isimli bir şarabın daima aynı bağlardan toplanan aynı üzümlerin aynı oranlarda karıştırılması ile elde edildiğine emin olabiliriz. Bağcılarımızın da ideal üretime geçmeleri ile standardizasyon, daha doğrusu mevsime ve o yıllık rekolteye bağlı bir standardizasyon elde edebiliriz. Bilmem ki çok şey mi istiyorum?
|