|
Stoklanan şarapların %5 - %7 arasındaki büyücek bir miktarı çeşitli nedenlerden dolayı bozulmaktadır. En uygun koşullarda yıllandırılan şarapların bile %5 e yakın bir oranı bu feci akibetten kurtulamamaktadır. Şarap, yaşayan bir yapıya sahip olduğu için çevre koşullarından çok fazla etkilenmektedir. Direkt güneş ışığı doğrudan doğruya şarabın rengini etkiler ve şarabın içindeki küçük mikroorganizmaları harekete geçirir. Yüksek çevre ısısı şarabı "pişirir", hızla yaşlanmasına ve "geçmesine" neden olur. Böyle bir şarap sahip olduğu rengi, aromaları ve lezzetini kaybeder. Çevre ısısındaki iniş ve çıkışlar şişedeki şarabın genleşip büzüşmesine neden olur. Şarabın hacmindeki değişiklikler mantarı ileri geri oynatır. Mantarın hareketi ile şişe şarap sızdırır ve yerine tabii ki hava dolar. Hava, şarabın en büyük düşmanlarından biridir. Hava ile daha doğrusu havadaki oksijen ile temas eden şarap çok hızla gelişmeye başlar ve oksitlenir. Rengi kahverengine döner, aromalarını kaybeder ve sirkeleşir. Peki biz şarap saklayamayacak mıyız? Bakkalın, çakkalın saklama koşulları bizden daha mı iyi? Nedir bu "uygun saklama koşulları"? Her şarabı yıllandırabilir miyiz? Öncelikle her şarabın yıllandırılmaya uygun olmadığını
itiraf etmekle işe başlayalım. Sonra yıllandırmaya uygun olduğunu
öğrendiğimiz şaraplar için nasıl çevre koşulları hazırlamamız
gerektiğine bakalım. Bu noktada da karşımıza iki seçenek çıkıyor.
Şaraplarımızı kısa ve uzun vadeli uykuya yatırabiliriz. Eğer şaraplarımızı
maksimum 2 seneye kadar uyutacaksak, evimizde bulabileceğimiz güneş
almayan, serince bir köşe yeterli olacaktır. Odadaki kaloriferlerin
kapatılması ve şişelerin yatık olarak saklanması ile şarabınızın
iki sene kadar pek ciddi bir sorun çıkartmadan sizi bekleyeceği bir
ortam yaratmış olursunuz. Eğer evinizin veya apartmanınızın bodrum
katında kaloriferden uzakta kullanabileceğiniz bir köşe varsa hemen
el koymanızı öneririz.
Durun, hemen ümitsizliğe kapılmayın. Bu koşullar en ünlü şarap üreticileri tarafından bile tam olarak sağlanamayan "ideal" değerler. Bizler, yurtdışı değeri $100 geçmeyen şarapları sadece kendi zevkimize göre daha uygun bir zamanda içmek üzere saklayan şarapsever amatörleriz. Depoladığımız şarapların sayısı yüzlerle binlerle değil, 10larla ifade edilir. Daha fazla risk alabiliriz ve ideal koşulları daha uygulanabilir sınırlara çekebiliriz. İşte benim revize edilmiş listem:
Sanırım pek çoğumuz bu yumuşatılmış koşulları sağlayabiliriz. Yalnız, bir kaç şişe de olsa, piyasa değeri yüksek, zor bulunan nadir şaraplara sahipseniz ve evde saklamaya niyetliyseniz mutlaka bir şarap-buzdolabı edinmenizi öneririm. Yukarıdaki ideal koşulları sağlasanız bile şarap bozulmalarının en yaygın nedeni olan mantar küflenmesine engel olamazsınız. Mantar doğal bir madde olduğu için küflenmeye açıktır ve küfü oluşturan sporlar doğal halinde mantarın içinde zaten bulunmaktadır.Günümüzde mantar üreticilerinin kullandığı çok gelişmiş sterilizasyon tekniklerine rağmen problem hala çözülememiştir. Birçok şarap üreticisi/mahzeni, mantarlarda oluşabilecek küflenmeyi gözlemleyip zamanında müdahale edebilmek için şişenin ağzındaki şapkayı çıkartarak muhafaza etmektedir. Sizlere de aynı şeyi tavsiye ederim. Şarabınızı şişesinin ağzındaki kalay kağıdını çıkartarak saklayın. Mantarda herhangi bir kararma işareti gördüğünüz takdirde yapmanız gereken tek şey, hemen sevdikleriniz ile bir araya gelip, küflenme henüz şaraba bulaşmadan şarabı tüketerek keyfine varmaktır. Afiyet olsun. |
|
|