İflah
olmaz bir HBB olduğumu biliyorum. Bu nedenle akla gelen her konuda
ukalalık etmek sanki boynumun borcuymuş gibi bir hisse kapılıyorum.
Ama bazı konular var ki ilgi alanıma girmesine, hoşlanmama rağmen
nedense merak edip araştırmamışım.
Bu web sitesini oluşturmaya karar verdiğimiz zaman ne
gibi başlıklar yapacağımıza henüz karar vermemiştik, bilmiyorduk.
Zaman içinde site kendi bağımsız kişiliğini kazandı ve bir
"keyif köşesi" olmaya doğru emin adımlara ilerlemeye başladı.
Tabii konu "keyif" olunca keyfin tamamlayıcısı kahve bir
kenara bırakılamazdı.
Oturduğumuz sitede çok sıklıkla bir araya gelip
yemek yediğimiz arkadaşlarla ilgi alanlarımızla ve yeteneklerimizle
paralel olarak doğal bir işbölümü oluştu. Yemek planlamak, yapmak
ve sunmak Turgut'a (Turgut UZER), ne içileceğine karar verip sakiliğini
yapmak ve yemekte ızgara varsa mangal işleri bana ait oluverdi.
Grubumuzun vazgeçilmezi dostumuz / komşumuz / meslekdaşımız / web ağamız
Zeki (Zeki BERK) ise fikir adamı olduğunu iddia edip eylemlere karışmamayı
prensip edindi. Turgut'la biz parya takımı olarak kan ter içinde çalışırken
onun bahçede bir elinde kadehi, diğerinde purosu ile dolaşması kanımıza
dokunmaya başladı. Sonunda bizlere hediye aldığı kahve makinalarını
en iyi onun kullanabildiğini, en iyi kahveyi ancak onun yapabildiğini
söyleyerek Zeki'yi "kahveci güzeli" ilan ettik. Artık
yemekten sonra biz keyifle oturup içkilerimizi yudumlarken "Hadi ağam,
yap bi kahve de keyfimiz tamamlansın" diyoruz. Oh beee..
Web sitesinde bir kahve köşesi oluşturma fikri çıkar
çıkmaz da bu köşenin tüm haklarını "Kahveci Güzelimiz"e
devrettim. Böylesine kahve tutkunu bir arkadaşımız varken benim
kahve hakkında ileri geri konuşmam doğru olmazdı. Buradaki
"Kahve Köşesi" fikir babalığından en son virgülüne
kadar Konuk Yazarımız Zeki Berk tarafından oluşturulmuştur.
Ne kadar doğru yapmışım değil mi?
